Ayrışan Toplum

Programlı bir şekilde kindarlaşan bir toplumun parçası haline geliyoruz. Siyah olan beyaza düşman, beyaz olan siyaha düşman. Oysa ki bu iki rengin ortak noktası da mevcuttur. Siyasi otoriteler toplumun bu kesimleri arasına keskin bir şerit çektikleri için artık bu uyum da ortadan kalkmak üzeredir.

Eskiden her kesimin birbirine saygısı vardı. Bir şekilde dengeler kendini yürütürdü.  Bugün baktığınızda herkes birbirine küfüre varan bir konuşma sinsilesi ile saldırmakta. Kimse sakin de davranamıyor artık. Bütün Türkiye artık televizyonlara mahkum ve orada bile kavga var. Sabah kalkıyorsunuz sabah haberlerinde güne şiddet ile başlıyorsunuz, gündüz yine erken kuşaklarda kim kimi nasıl öldürmüş bunun tahlili yapılan programlara rastlıyorsunuz, öğleden sonra programlarında dedikodu programları hakim, akşam haberleri yine şiddet. Sırf fiziksel değil, fikri olarak da şiddet var. Tartışma programları ciddi ciddi tartışmalara sahip oluyor. Hani bıraksanız konuklar birbirlerini dövecekler. Spor programlarımız da ondan aşağı kalır değil.

ayrisan-toplum Bu arada televizyonlarımızda birkaç insan var sağolsunlar anlamadıkları iş yok. Toplum mühendisliği yapan bu kişiler siyaset, sanat, spor gibi toplumu avucuna alan alanlarda hep insanları kutuplaştıran söylemler yapmaktalar. Hani bir söz vardır ya, çok şeyden anlayan aslında hiçbir şeyden anlamaz diye. Doğru olduğu kadar şu aralar insanlarımız bunları ciddiye aldığı için de bir o kadar acıdır.

Peki, bu kadar kargaşa, gürültü, patırtı neden oluyor?

Sebebi kimsenin araştırmıyor olmayışı. Ne için kavga ettiğini bilse bu kadar saldırgan olmaz. Kendini ifade etme yoluna gider. Ama insan bir şey bilmediği konuda bunu denemez, direkt ses yükseltmeye yönelir. Sesini yükseltirken de ona ezberletilenleri söyler. Kimse yüksek sesle nara atarken çok da mantıklı cümleler kuramaz. İşte tüm neden bu, yönetilen insanlarımızın bu kadar birbirine düşman oluşunun sebebi bu. Neden düşman olduklarını bilmemek….

Bugün iki kişi gördüm. Aslında arkadaşlar fakat biri muhafazakar kesimden biri de sol kesimden. Konuşmalarına şahit oldum. İkisi de birbirini vatan haini ilan etmişler tartışıyorlar. Bakışlarında büyük bir kin, nefret ve çekememezlik akıyor. Neden peki? Bundan çok değil 10-15 yıl önce böyle değildir. Sorunlar bu milletin hepsinindi. Herkes ay yıldızın altında başka düşmanlara baş kaldırırdı. Bugün durum bambaşka. Dışarı tutulan silahların namluları birbirlerine çevrilmiş durumda. Bunun sorumlusu tabi ki siyasilerdir. İktidarı da muhalefeti de bundan suçludur.

Çözümü ise bu milletin içindedir. Damarındaki asil kandadır. Kan bağlarındadır. Hiçe saydıkları şehit atalarının vasiyetindedir. Çok yakın olmamakla beraber yine de büyük umutlarımız var ve hayata geçeceğinden kesinlikle eminiz. Ama her işin başı yine yeni yeniden belirttiğim gibi bilinçli bir toplum.

{ 1 Comment }

Toshiba B-EX4T2

ex4t2Barkot sistemi hayatımıza girdiğinden her gün işlerimizi daha kolay halledebilir hale gelmişizdir. Mesela süper marketlere gittiğimizde bu sistemler sayesinde kasada hiç zaman kaybetmeyiz. Bu sistemin en önemli gereksinimi ise yazıcılardır. Toshiba b-ex4t2 marka yazıcılarda sahip olduğu özellikler ve yüksek kalitede hizmet sağlaması ile birçok işletme tarafından tercih edilmektedir.

Üstelik tüm bu özelliklerden faydalanmak çok yüksek bir maliyet gerektirmemektedir. Bu üründe üstün baskı kalitesi sayesinde yüksek çözünürlüklü baskı için 203/300 ya da 600 dpi seçeneklerini size sunmaktadır.

Ayrıca bu üründe eski yazılımları da kolaylıkla kullanabilmektesinizdir. Yüksek teknik özellikleri sayesinde siz de işlerinizi hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Medya uyumluluğu da bir başka önemli özelliğidir.

{ Add a Comment }

Lahana Diyeti

Mevsim geçişleri ile birlikte pek çok kişinin başı fazla kiloları ile derde giriyor. Alınan aşırı kiloların geri verilmesi ise sancılı bir süreci de beraberinde getiriyor. Hem kısa sürede hem de etkin bir sonuç almak isteyenlerin tercihi ise lahana diyetinden geçiyor. Lahana diyeti, düşük yağ ve yüksek lif içeren program özelliği ile hızlı kilo vererek, istediği forma kavuşmak isteyenlerin ilk tercihi… Lahana diyetiyle hem hızlı kilo verebilir hem de kendi benliğinizi keşfe çıkabilirsiniz.

LAHANA DİYETİ İLE GARDIROBUNUZU KARANLIKTAN KURTARIN

Aşırı kiloları ile başı dertte olanların yaptığı en büyük yanlış yaşadığı sorunla mücadele etmek yerine onu gizlemek. Bu yüzden de kilo problemi yaşayanların vazgeçilmezi olan siyah elbiseler gardıropları karanlığa mahkum ediyor. Oysa yaşadığımız bu kendimizle yüzleşme korkusu, bizlere sürekli bedenleri büyüyen elbiselerden başka bir şey vermiyor. Lahana diyeti, bu konuda kendisiyle yüzleşmek ve sorunlarıyla mücadele etmek isteyenler için birebir bir yöntem… Programa sadık kalındığında hızlı bir şekilde kilo vermenize yardımcı oluyor.

Lahana diyetinin amacı uzun vadeli uygulanan bir diyet programı olmaktan çok daha uygun bir diyet programına geçişi hızlandırmaktır. Lahana diyeti, uzun vadeli kilo kaybı için uygun değildir. Lahana diyeti, 7 günlük bir diyettir ve bu süreye riayet edilmelidir. Diyete sadık kaldığınız takdirde bir haftada 5 – 8 kilo verebilirsiniz.

LAHANA DİYETİNE BAŞLAMADAN ÖNCE NELERİ BİLMELİYİZ?

  • Her diyet programında olduğu gibi bu diyet programının da ilk kuralı verilen programa harfiyen uymaktır. Kaçamak yapmayacağız ve programa sadık kalacağız.

 

  • Dikkat etmeniz gereken en önemli husus su kullanımına göstermek. Günde en az –daha fazla da olabilir- dört bardak su içmeniz gerekmektedir. Bu süreçte vücuttan su atılımı hızlı olacağından su tüketimine dikkat etmeniz gerekiyor. Aksi takdirde vücutta halsizlik meydana gelecektir.

 

  • Bir diğer dikkat etmeniz gereken nokta ise diyetin kullanılma süresi. Diyeti sadece yedi gün uygulayın. Sonraki süreçte en az iki hafta ara vererek tekrar deneyebilirsiniz.

 

  • Bu diyette uymanız gereken en önemli kurallardan biri de alkol kullanımı. Diyet süresince kesinlikle alkol kullanmamanız gerekiyor. Aynı şekilde gazlı içeceklerden de uzak durmalısınız. Diyetinize vitamin desteği yapabilir, yeşil yapraklı sebzeler –salata, ıspanak gibi- tüketebilirsiniz.

 

LAHANA DİYETİ ÇORBASI NASIL HAZIRLANIR?

Yağ yaktıran bu diyet çorba için gerekli malzemeniz; 6 büyük soğan, 1-2 konserve domates, 1 orta boy lahana, 2 yeşil biber ve 1 demet maydanoz’dur.

Çorbanın Yapılışı:

Öncelikli olarak yapmanız gereken sebzeleri küçük küçük kesip bir tencerenin içine atmak. Daha sonra sebzeleri örtecek kadar su ilave edin. Biraz tuz atın. Dilerseniz biber veya et suyu tablet de kullanabilirsiniz. İzlenecek son adım ise 10 dakika pişirmek ve sebzelerin iyice yumuşadığına dikkat etmek. İşte hepsi bu kadar.

İŞTE UYMANIZ GEREKEN LAHANA DİYETİ PROGRAMI:

1.GÜN:

İlk gün yapmanız gereken şey sadece çorbanızı içmek ve meyve tüketmek. Muz dışında bütün meyvelerden tüketebilirsiniz. Şekersiz çay, bitki çayları, yaban mersini suyu içebilirsiniz. Su ise unutmamanız gereken en önemli içecek.

2.GÜN:

İkinci gün lahana çorbanızla birlikte taze, pişmiş veya çiğ her türlü sebzeyi tüketebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken yeşil yapraklı sebzeleri tercih etmek ve bakliyattan uzak durmak. Bugün meyve yemek yok. Akşam yemeğinde haşlanmış patates veya fırında pişmiş tereyağlı patates tüketebilirsiniz.

3.GÜN:

Bugün karma günü. Patatesli öneri dışında 1.ve 2.günün programında yer alan besinleri tüketebilirsiniz. İstediğiniz kadar çorba, meyve ve sebze tüketebilirsiniz.

4.GÜN:

Bugün tatlı krizinizi bastırma günü. Bu yüzden lahana çorbanızın yanında sekiz muza kadar muz tüketebilir, istediğiniz kadar yağsız süt içebilirsiniz. Böylece tatlı isteğiniz azalacaktır.

5.GÜN:

Bu gün kendinizi ödüllendirme gününüz. 500 gramı geçmemek kaydıyla kırmızı et tüketebilir, altı domatese kadar domates yiyebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken nokta, su kullanımına özen göstermek. Ürik asit azalacağında 6 – 8 bardak su içmeyi unutmamanız gerekiyor. Çorbayı bir kase tüketmelisiniz.

6.GÜN:

Artık sona yaklaştınız. Bugün kırmızı et ve sebze tüketebilirsiniz. Çorbanızı en az bir kere içmeniz gerekiyor.

7.GÜN:

Ve artık son gündesiniz. Bugün doya doya kepekli pirinç, meyve suyu ve sebze tüketebilirsiniz. Çorbanızı bugün de en az bir kere içmeniz gerekiyor.

{ Add a Comment }

Yemek Odası Modası

Yenilikçiliği ön planda tutarken fonksiyonel kullanıma önem veren marka ; Enza Home, bu yıl da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi farklı konseptleri ile tüketiciyi memnun edecek gibi görünüyor. 2015 yılında her grupta yenilikçiliğin öncüsü olacak olan firmanın bu yıl yemek takımları bir başka güzel. 2015 Enza Mobilya Yemek Odası Modelleri   yine her zevke hitap edebilecek çeşitliliği bizlerle buluşturuyor.

Bu yılın moda renklerine ve tasarımlarına bir göz atacak olursak; modern çizgilerin, zerafetin, asaletin, şıklığın ve sadeliğin bir arada olduğu hemen gözümüze çarpmakta. Oldukça geniş ve her zevke hitap eden 2015 Enza Mobilya Yemek Odası Modellerinde ağırlıklı parlak beyaz renk hakim. Parlak beyaz rengin beraber kombinlendiği ya da ayrı bir şıklık olarak sunulduğu birçok renk seçeneği mevcut. İtalyan ceviz, özel bronz rose, parlak siyah, hint cevizi, antrasit gri, parlak vizon gibi renkler bu seçeneklerden sadece birkaçı olarak vitrinlerde yerini alacak. Farklı zevklerin yansımasının hissedildiği modellerde farklı alanlarda düşünülmüş. Geniş mekanlarda yaratılacak ferah bir hava yanında dar mekanların değerlendirilmesinde kullanılabilir olan mobilyalarda hem şık olan hem de alandan tasarruf sağlayan modelleri bir araya getirmiş. Ayrıca parlak mobilya yüzeylerinin çizilmeye karşı dayanıklı çevreci akrilik malzeme ile yapılmış olması da kullanım kolaylığını da bizlere sunmakta.

Çok amaçlı bölmeleri bulunan açılabilir yemek masaları, led kullanılarak aydınlatılan vitrinler, geniş saklama alanına sahip konsollar ile 2015 Enza Mobilya Yemek Odası Modelleri bu yıl birçoğumuzun aklını başından alacak ve bizleri alışverişe yönlendirecek gibi görünüyor.

{ Add a Comment }

Şarj Problemi

Günlük yaşantılardaki teknoloji kullanımı sürekli daha ileri seviyelere taşındıkça hata daha da kolaylaşmaktadır. Yer, zaman, mekân fark etmeden her cep telefonları aracılığı ile telefon görüşmeleri, anlık mesajlaşma, oyun gibi faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Her tüketici akıllı telefonu veya tablet bilgisayarıyla daha uzun süre vakit geçirmek, daha uzun süre işlem yapmak istemektedir. Buna engel olan şey ise maalesef şarj problemidir.

Ne yazık ki üreticiler tarafından tam performans kullanımla 10 gün gidecek akıllı telefon, tek şarjla 1 hafta kullanılabilecek bir tablet henüz üretmediler. Ama teknolojinin açığını yine teknoloji kapatmıştır. Cihazlarınızı şarj edemeyeceğiniz durumlarda önceden doldurup yanınızda bulundurduğunuz powerbank (harici batarya) yardımıyla şarj sıkıntısının önüne geçebilirsiniz.

Bir harici bataryanın şekli, tasarımı, ağırlığı tüketici yanıltmamalıdır. Tercihe etki edecek iki önemli unsur vardır.Bunlar kapasite ve kalite olarak tanımlanabilir. Öncelikle kullanılan ürünün bataryasının kapasitesi öğrenilmelidir. Bataryalarda kapasite Mah (miliamper) ile ölçülür. Akıllı telefonlarda genelde 1500-2000 Mah arasıyken bu sayı tabletlerde 6000 Mah’ lara çıkabilmektedir.

2000 Mah kapasiteye sahip batarya 5400 Mah kapasiteli harici batarya ile 2,5 kez doldurulabilmektedir. Bu da kullanıcıya daha fazla eğlence, performans, haberleşme, çevrimiçi olma imkanı sağlamaktadır. Yolculuk, elektrik kesintisi, acil durumlar gibi şarj imkanının sağlanamadığı durumlarda hayat kurtarıcı olarak tanımlanabilir. Tüketici ihtiyacına göre kapasite tercih edilebilir. Şu anda en çok tercih edilenler 10000 Mah olan modellerdir.

Faydaları dışında dezavantajları da vardır. Bunlardan ilki tüketicinin sürekli yanında bulundurma gerekliliğidir. Kapasitesine göre sahip olduğu boyut arttığından taşıma problemi ortaya çıkarmaktadır. Diğer bir dezavantaj kalite konusudur. Muadillerine göre daha hesaplı, daha ufak garantisiz ürünler vaad etiği performansı yaşatmayabilir. Ayrıca kullanım ömrü düşünüldüğünden daha az olabilir. Fiyatları göz önüne alındığında zarar etmemek için kaliteli ve tercih edilen ürünleri araştırmak tüketiciye ekstra tasarruf ve fayda sağlayacaktır.

{ 1 Comment }

Kahve Falı Nasıl Bakılır?

İnsanın bilinmeyene olan merakı kahve, iskambil, bakla, ateş, su, zar, tarot falı başta olmak üzere fal ve kehanet yöntemlerinin doğuşuna neden olmuştur. Türk geleneğinde de türlü fal ve kehanet yöntemleri bulunmaktadır. Kahve falı baktırmak Türk kültüründe önemli yer kaplayan başlıca fal çeşididir. Kahve falında Türk kahvesinin içildikten sonra ters çevrilip soğuması beklenir ve fincan içerisindeki sembollerin yorumlanması yoluyla geleceğe dair tahminlerde bulunulur.

Kahve falı Osmanlı zamanından günümüz Türkiye’sine kadar varlığını sürdürmekle beraber zamanla değişime uğramıştır. İnternetin hayatımızda büyük yer edinmesiyle fal bakma yöntemleri de farklılaşmıştır. Resimle fal baktırmak gelişen teknolojinin fal bakma yöntemlerine getirdiği yeniliklerdendir. Bu sayede kahve fincanının resminin çekilmesi ve ilgili siteye gönderilmesi yoluyla kahve falına bakılabilmektedir. Falın gelişiminin insanoğlunun gelişimiyle paralel gittiği görülmektedir. Fal ve kehanet yöntemleri çağın getirdiklerine adapte olmuş, önemini yitirmeden insanoğlunun hayatında yer kaplamaya devam etmiştir. İlkel çağlarda ateşe bakarak fal bakmanın yerini 2015’te gerçek fal baktırmak almıştır. Kahve falı osmanlı saraylarında başlayan hikayesini internet mecrasında sürdürmektedir. Bilinmeze ulaşabilme hevesi insanın yaradılışı gereği çağlar boyu devam etmiştir ve görünen o ki kaderin seyrine yön verme isteği insanlığın sonuna kadar devam edecektir.

Kahvenin yeme-içme kültürümüzde kapladığı önemli yer nedeniyle kahve falı toplumun her sınıfında mevcuttur. Türk geleneğinde kahve her daim sosyalleşmenin bir aracı olmuştur. Dost meclislerinde sohbet eşliğinde bakılan kahve falı hayatın modernize olmasıyla internetten fal baktırma gibi yöntemlerle sanal ortamlarda da yerini almıştır. Kahve içildikten sonra fal baktırmak için kimseye ihtiyaç duyulmadan teknolojinin nimetlerinden yararlanmak suretiyle geleceğe dair güzel haberler almak günümüzde artık mümkündür. Geleceği görmenin mümkün olmadığına inananların bile fal baktırma hevesinin olduğu dikkate alınırsa falların nesiller boyu mevcudiyetini sürdüreceği öngörüle

bilir.

{ Add a Comment }