Gün geçmiyor ki dünyada bir ağaç daha eksilmesin. Ağaç, tek gövdesi bulunan boyu yaklaşık 4-5 metre olan ve ihtiyaçlarını ana ve yan gövdelerden karşılayan odunsu bir bitkidir. Ağaçlar eşeysiz üreme ile çoğalırlar. Bir ağacın ortalama ömrü o ağacın cinsine göre değişebilmektedir. Mesela kiraz 60-70 yıl iken, zeytin 400-500 yıl yaşaya bilmektedir. İnsanlar, ölü ya da hasta ağaçları işleyerek mobilyaları üretirler.

Tahtadan yapılmış her ürünün ham maddesi ağaçlardır. Biz canlılara oksijen üreten ağaçlar, rahat oturup kalkalım, ısınalım, uyuyalım, barınacak yerler yapalım diye onlar bize hizmet vererek işlememize izin verirler. Ağaç türlerini sayacak olursak; Sarıçam ağacı, kayın ağacı, karaçam ağacı, sedir ağacı, kızılçam ağacı, göknar ağacı, ladin ağacı, fıstıkçamı, ardıç ağacı, porsuk ağacı, servi ağacı, meşe ağacı, gürgen ağacı, kızılağaç, akçaağaç, dişbudak ağacı, huş ağacı, ıhlamur ağacı, sıva ağacı ve kavak ağacıdır. Ağaçları kullanarak sadece mobilya üretimi yapmayız. Eğitim öğretimde okuduğumuz, çizdiğimiz kitap ve defterler de ağaçtan üretilmektedir.

Ağaçların ham madde olarak kullanmayı azaltmak için geri dönüşüm projesi uygulanmaktadır. İnsanlar kullanmadıkları kitap, defter ya da gazeteleri geri dönüşüme atarak fazla ağaç kesimine dur demiş oluyorlar. Günümüzde barınma ihtiyacı fazlalaştığından insanlar ormanları tahrip etmekte ve oralara yaşam alanı kurmaktadır. Ağaçların az olduğu bu küçük gezegende sorunların büyük olması muhtemel bir durumdur. Ağaçlar fotosentez ile CO2 ‘i alıp yerine oksijen vererek gezegendeki havayı temizleye bilmektedir ve yine ağaçların bize sunduğu eşsiz güzelliklerden birisi de meyvelerini yiye bilmemizdir. İnsanlık tarihi boyunca Ağaçların sayısının giderek azaldığını ve bunun büyük bir endişe olduğunu görmekteyiz. Sadece insanlara barınak sağlamayan, hayvanlara da yuva olan bu ağaçlar bırakın ham maddesini küresel sorunun bile kaynağı olabilirler.